GÖLGEDE KALMIŞ BİR VAKÂR: ARŞİV BELGELERİ VE HÂTIRATLAR IŞIĞINDA FATMA PESEND HANIMEFENDİ (1876 – 1928)

Author :  

Year-Number: 2026-26
Language : Türkçe
Subject : Yakınçağ
Number of pages: 61-79
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

Sultan II. Abdülhamid, Türk tarih yazımında gerek iç gerekse dış literatürde hakkında en çok araştırma yapılan, Osmanlı hükümdarlarının başında gelmektedir. Ancak mevcut akademik çalışmaların büyük çoğunluğu; Sultan’ın diplomasi dehası, denge politikaları, eğitim hamleleri, askeri reformları ve mali kurumlar üzerindeki merkeziyetçi yönetimi gibi makro konulara yoğunlaşmıştır. Bu yoğun siyasi ve idari odak, hükümdarın resmî kimliğinin ardındaki "insan", "erkek" ve "baba" portresini büyük ölçüde gölgelemiştir. Küçük yaşta annesiz büyümenin getirdiği kalıcı hüzün, siyasi entrikalarla örülü bir saray atmosferi ve harem hiyerarşisindeki değişimlerin yarattığı yalnızlık, Sultan’ın mizaç yapısını şekillendiren temel unsurlar olmasına rağmen göz ardı edilmiştir. Bu makale, Sultan II. Abdülhamid’in hayatındaki on üç eşi arasında, sadakati ve aristokratik duruşuyla temayüz eden beşinci ikbâli Fatma Kadriye Pesend Hanım’ın hüzünlü yaşam hikâyesini merkeze almaktadır. Çalışmanın temel amacı, literatürde genellikle sadece künye bilgileriyle yer alan ve diğer saray simalarının gölgesinde kalarak silikleşen Fatma Pesend Hanım’ın hayatını; Açba ailesine dayanan kökeninden Sultan’a duyduğu vefalı sevgisine kadar geniş bir perspektifte analiz etmektir. Özellikle 1909 yılında Sultan II. Abdülhamid’in hal’ edilmesiyle başlayan ve 1924 yılındaki Hanedan sürgünü kararı ile devam eden süreçte yaşanan büyük sıkıntılar, Fatma Pesend Hanım özelinde ele alınmıştır. Kızı Hatîce Sultan’ın vefatıyla şekillenen evlat acısının bir sosyal devlet abidesine (Hamidiye Etfal Hastanesi) dönüşme süreci ve Hanedan’ın İslâmî değerlerle örülü geleneksel yaşantısı, Fatma Pesend Hanım’ın biyografisi üzerinden yeniden inşa edilmektedir. Bu hüzünlü hikâye, Osmanlı’nın ihtişamlı günlerinden Cumhuriyet döneminin sivil ve zorlu yaşamına kadar uzanmaktadır. Sonuç olarak çalışma, bir cihan padişahının en mahrem dairesindeki insani gerçekliğini ve bu gerçekliğin en sadık tanığı olan Fatma Pesend Hanım’ın saraydan sürgüne, sürgünden Cumhuriyet dönemi İstanbul’una kadar uzanan, vefatıyla mühürlenen vakur yaşamını tarih ilmi disipliniyle gün yüzüne çıkarmayı hedeflemektedir.

Keywords

Abstract

Sultan Abdulhamid II remains one of the most extensively researched Ottoman monarchs in both domestic and international Turkish historiography. However, the vast majority of existing academic studies have concentrated on macro-level themes such as the Sultan’s diplomatic genius, policies of balance, educational initiatives, military reforms, and centralized administration over financial institutions. This intensive political and administrative focus has largely overshadowed the portrait of the "man," the "husband," and the "father" behind the monarch’s official identity. Elements such as the enduring melancholy resulting from growing up motherless at a young age, a palace atmosphere intertwined with political intrigue, and the solitude created by shifts in the harem hierarchy have been largely neglected, despite being the fundamental components that shaped the Sultan’s temperament.

This article focuses on the poignant life story of Fatma Kadriye Pesend Hanım, the fifth ikbal (consort) of Sultan Abdulhamid II, who distinguished herself among his thirteen wives through her loyalty and aristocratic bearing. The primary objective of this study is to analyze the life of Fatma Pesend Hanım—who often appears in literature only with brief biographical labels and has faded into the background of other palace figures—from her origins in the Açba family to her devoted love for the Sultan within a broad perspective. In particular, the great hardships experienced during the period starting with the deposition of Sultan Abdulhamid II in 1909 and continuing with the 1924 decree for the exile of the Ottoman Dynasty are examined through the specific experiences of Fatma Pesend Hanım. The process by which the maternal grief resulting from the death of her daughter, Hatice Sultan, was transformed into a monument of the social welfare state (Hamidiye Etfal Hospital) and the traditional life of the Dynasty interwoven with Islamic values are reconstructed through Fatma Pesend Hanım’s biography. This somber narrative extends from the glorious days of the Ottoman Empire to the challenging civilian life of the Republican era. Consequently, this study aims to bring to light the human reality within the most private sphere of a global sovereign and the dignified life of its most faithful witness, Fatma Pesend Hanım, spanning from palace to exile, and from exile to Republican Istanbul, sealed by her death.

Keywords


                                                                                                                                                                                                        
  • Article Statistics